Pervin Buldan’dan üç faili meçhul cinayet için başvuru

TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, eşi Savaş Buldan ile Kürt iş insanları Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinin tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların tespit edilerek yargı önüne çıkarılması talebiyle Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Bürosu’na başvurduğunu açıkladı.
Kürt iş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay, 2 Haziran 1994’te İstanbul’da kaçırıldı. Üç kişi, İzmit-Adapazarı-Bolu hattının içerisinde yer alan Düzce’nin Yığılca ilçesinde öldürülmüş olarak bulundu. Faili meçhul bu cinayetlerin, 1990’lı yıllarda polis-mafya-siyaset üçgeninde Susurluk bağlantılı kişiler tarafından işlendiği iddia ediliyordu.
Bu infazları da konu alan faili meçhul cinayetler davasında Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında eski Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, dönemin Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin ve eski MİT görevlisi Korkut Eken’in de bulunduğu sanıkların tamamı hakkında 13 Aralık 2019’da beraat kararı verdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul cinayetlerin yeniden araştırılacağı açıklaması üzerine DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’ın avukatı Bişar Abdi Alinak; Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinin aydınlatılması talebiyle Adalet Bakanlığı’na bağlı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına yazılı başvuruda bulundu.
Dilekçede, cinayetin emir-komuta zinciri içerisindeki tüm faillerinin tespit edilerek haklarında gerekli adli işlemlerin yapılması amacıyla yeniden soruşturma yürütülmesi ve Savaş Buldan cinayetinin bütün yönleriyle aydınlatılarak faillerin cezalandırılması talep edildi.
“Sıradan münferit bir olay değil”
Dilekçede üç kişinin öldürülmesinin “münferit ve sıradan bir adli vaka” olmadığı vurgulandı. Cinayetlerin 1990’lı yılların siyasi atmosferi, Kürt iş insanlarına yönelik listeler, dönemin siyasi açıklamaları, benzer kaçırma ve öldürme olayları ve Susurluk sürecinde ortaya çıkan devlet-mafya-siyaset ilişkileriyle birlikte ele alınması gerektiği savunuldu.
Dilekçede, dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in PKK’ya yardım ettiği ileri sürülen iş insanlarına ilişkin açıklamasının ardından çok sayıda Kürt iş insanının benzer yöntemlerle kaçırılarak öldürüldüğü belirtildi. Kamuoyunda “Kürt iş adamları listeleri” olarak tartışılan listeler ile üç cinayet arasında bağlantı bulunup bulunmadığının ise bugüne kadar bütün yönleriyle ortaya çıkarılamadığı ifade edildi.
Dilekçede, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde kamu görevlileri ve Susurluk yapılanmasıyla bağlantılı olduğu ileri sürülen çok sayıda kişinin adının geçtiği; MİT kayıtları, tanık anlatımları, kriminal raporlar ve resmî belgelerin dosyaya girdiği belirtildi.
Bu delillerin cinayetlerin organize biçimde gerçekleştirildiğine ilişkin ciddi unsurlar içerdiği savunuldu. Buna rağmen, cinayetlerin fiili faillerinden eylemi planlayan ve emir veren kişilere kadar uzanan sorumluluk zincirinin ortaya çıkarılamadığı ve üç kişinin öldürülmesi nedeniyle herhangi bir kişinin cezalandırılmadığı kaydedildi.
MİT ve Emniyet arşivleri araştırılsın talebi
Dilekçede, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğünün ilgili birimleri başta olmak üzere kamu kurumlarının arşivlerinde araştırma yapılması istendi. Özellikle 18 Şubat 1995 tarihli bir görüşmeye ilişkin MİT bant çözümlerinin asılları, ses kayıtları, tutanakları ve eklerinin temin edilmesi istendi. Bu kayıtlarda isimleri geçtiği belirtilen Tarık Ümit, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Muhsin Korman ve “Mikail” adlı kişi ile kimlikleri belirlenemeyen üç askerin yeniden araştırılması talep edildi.
Dilekçede ayrıca Tarık Ümit, Oğuz Yorulmaz ve Alper Tekdemir’in olay tarihindeki konumları, görevleri, bağlantıları ve hareketlerinin tanık beyanlarıyla birlikte yeniden incelenmesi istendi.
Balistik deliller yeniden incelensin
Avukat Alinak, olay yerinden elde edilen kovan ve mermi çekirdeklerinin güncel kriminal yöntemlerle yeniden incelenmesini de talep etti.
Dilekçede, daha önceki kriminal raporlarda yer alan, olay yerindeki beş adet 9 milimetre Parabellum kovanın üç ayrı silahtan, Savaş Buldan ve Hacı Karay’ın cesetlerinden çıkarılan iki mermi çekirdeğinin ise aynı silahtan atıldığı yönündeki tespitlere dikkat çekildi.
Bu bulguların güncel yöntemlerle değerlendirilmesi, kullanılan silahların mümkün olduğunca belirlenmesi ve UZİ marka silah kullanıldığı yönündeki delillerin kriminal incelemelerle karşılaştırılması istendi.
Susurluk belgeleri de incelensin
Dilekçede, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan Susurluk Raporu’nun tüm ekleri ile rapora esas alınan bilgi ve belgelerin de yeniden dosyaya kazandırılması istendi. TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu’nun raporu, ekleri, ifade tutanakları ve kamu kurumlarından komisyona gönderilen belgelerin eksiksiz şekilde temin edilmesi talep edildi.
Bu belgelerde adı geçen kişiler ve kamu görevlileri arasındaki ilişkilerin araştırılması ve yeni delillere ulaşılması istendi.
Dilekçede Mehmet Ağar, İbrahim Şahin ve Mehmet Korkut Eken’in de olaylardaki olası rollerinin yeniden incelenmesi istendi. Bu kişilerin olay öncesi ve sonrasındaki bağlantıları, görev ve yetkileri ile olası emir ve talimat ilişkilerinin araştırılması talep edildi.








