Rusya Merkez Bankası faiz indirdi, ancak sıkı politika mesajını korudu
Investing.com – Rusya Merkez Bankası, politika faizini 50 baz puan indirerek %16 seviyesine çekti. Bu adım, bankanın Haziran ayında %21 seviyesinde bulunan faiz oranlarını beş toplantı üst üste düşürmesinin ardından geldi.
Piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşen faiz indirimi, enflasyondaki yavaşlama ve ekonominin daha dengeli bir büyüme patikasına dönme işaretleriyle gerekçelendirildi. Ancak merkez bankası, para politikasını “hedeflenen enflasyona sürdürülebilir bir dönüş sağlanana kadar” sıkı tutma kararlılığını vurguladı.
Siber Pazartesi Fırsatı Uzatıldı!
InvestingPro’nun Siber Pazartesi kampanyası kısa bir süreliğine uzatıldı! İlk aboneliğinizde %55’e varan indirim kazanın ve profesyonel analiz araçlarına avantajlı fiyatla sahip olun.
Bu özel teklif sadece sınırlı bir süre geçerlidir. InvestingPro ile akıllıca yatırım yapın, fark yaratın!
%55 İndirimden Faydalan!
Makalelerimizde listelenen abonelik fiyatları, yayınlandığı tarihte geçerlidir.
Enflasyonda gevşeme var, ancak beklentiler yüksek
Merkez Bankası son verilerin, hem mevcut hem de çekirdek enflasyonda belirgin bir yavaşlamaya işaret ettiğini bildirdi. Ekim ve Kasım aylarında mevsimsellikten arındırılmış veriler, fiyat artışlarında düşüşe işaret ederken, yıllık enflasyonun 2025 yılı sonunda %6’nın altına gerilemesi bekleniyor.
Buna rağmen, enflasyon beklentileri artış eğiliminde kalmaya devam ediyor. Gıda ve yakıt gibi dalgalı kalemlerden kaynaklanan fiyat hareketleri de genel enflasyon görünümündeki oynaklığı artırıyor. Bu nedenle Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para politikasını uzun süre sıkı tutma gereğini vurguladı.
2026’da hedef %4, ekonomik büyüme yavaş ama iç talep güçlü
Rusya Merkez Bankası, 2026 yılında enflasyonun %4-%5 bandına gerilemesini, çekirdek enflasyonun ise yılın ikinci yarısında %4 seviyesine ulaşmasını bekliyor. Para politikasında daha fazla gevşeme ihtimali mevcut olmakla birlikte, bankanın açıklamalarına göre nötr faiz oranına hızlı bir geçiş öngörülmüyor.
Ekonomik büyüme ise ılımlı ancak dengesiz bir seyir izliyor. İç talep büyümeyi destekleyen ana unsur olmaya devam ederken, iş gücü piyasasındaki sıkılık yalnızca sınırlı bir gevşeme gösteriyor. Bu faktörler, kısa vadede büyüme ve fiyatlar üzerinde çift yönlü risklerin sürdüğüne işaret ediyor.








